21 Temmuz 2015 Salı
OKUMA AŞKINA
OKUMA AŞKINA
-----------------------
OTEZİ’NİN DÖNÜŞÜ
KAYA’NIN KİTABI
1.BÖLÜM
KÜÇÜK BENGİSU(6)
Çalıların içinden iri yarı iki bozkurt çıkmıştı. Korkunç bakışları ve sivri, keskin dişleriyle parçalamaya hazır Gülce'yi süzüyorlardı. Gülce bir an hayal gördüğünü düşündü. Bu olabilir miydi? Kaya'nın sesi geldi az ileriden. "_Burayı hep atlamamın nedeni sendin demek... " Gülce vakit kalmadığını fark etmiş kurtlara aldırış etmeden sesin geldiği tarafa hızla yönelerek yüksek sesle Kaya'ya seslendi:_TOMABAY! KAYA TOMABAY! İki kurt Gülce bağırmaya başlayınca birbirlerine baktılar ve iki ayrı yönde koruluğun içinde kayboldular.Yoldaşının sesini duyar duymaz Kaya hala belli belirsiz önünde duran kapıdan hızla uzaklaştı, aynı anda Gülce'nin haykırış halini alan sesine doğru koşar adım yönelirken kapı tamamen kayboldu. Kapıyla birlikte ardında aniden beliren iki gölge de kayboldu. Gülce kendisine doğru koşarak gelen Kaya'yı görünce durdu ve derin bir nefes aldı. Görevini başarmıştı, muzip bir gülümseme yayıldı yüzüne. Kaya şaşkın bir halde soluk soluğa bu gülümsemenin nedenini anlamaya çalışıyordu. Sinirlenmişti ancak daha çok şaşkındı. Derin bir soluk aldı olabildiğince alçak bir sesle konuşmaya başladı; "Hem bangır bangır bağırıyorsun ormanda 'sayeler' var diye, hem de muzip muzip gülüyorsun. şaka mı bu şimdi ." Seseni daha da alçaltarak devam etti;"Tam da kapıyı bu.." Gülce telaşla susturdu Kaya'yı yüzündeki gülümseme gitmiş, çok ciddi bir hal almıştı: "Sakın! burada olmaz şimdi olmaz. Şimdi eve gidiyoruz ve bir türlü yapamadığımız kahvaltımızı yapıyoruz. Börteçine ve sevgili eşini bekliyoruz, onlar ' teşrif' edince o zaman konuşuruz. " Kaya merakla etrafa bakıp heyecan ve sevinçle sordu;"Ne zaman geldiler? nerdeler?" Gülce tek kelime bile etmeden Kaya'yı eve kadar neredeyse sürükleyerek götürdü...
13 Aralık 2014 Cumartesi
OKUMA AŞKINA
-----------------------
OTEZİ’NİN DÖNÜŞÜ
KAYA’NIN KİTABI
1.BÖLÜM
KÜÇÜK BENGİSU(5)
Tebessümle
karşıladılar Gülce’yi. ‘Muştulu haberler getirmişe benziyorsun Gülce Kız. Lakin
biz ne olduğunu bilmekteyiz. Senin bilmediğin şeyleri de sen bizden
öğreneceksin’. Şaşkın ve soru dolu bakışlarına aldırmadan Gülce’yi omuzlarından
sıkıca kavradılar. Birden pek çok bilginin zihninde belirdiğini ve sorularının
cevap bulduğunu fark etti. Yüzündeki şaşkınlık rahatlamaya, öğrendikleri
arttıkça tedirginliğe dönüştü.
-Tomabay burada ha?
-Evet. Ve bu çok riskli bir durum. dedi Banuçiçek ve ekledi:
-Tomabay burada ha?
-Evet. Ve bu çok riskli bir durum. dedi Banuçiçek ve ekledi:
-Çok fazla şey var, dikkat edilmesi gereken.
Ancak Kaya’ya güvenmeliyiz. Endişeli idiyse de yüzünden okunmuyordu. Burla
Hatun da aynı fikirdeydi
-Güvenmeliyiz. Ne kadar riskli olduğunun farkında lakin ,Otezi’nin dönüşü neredeyse buna bağlı ve anlaşılan o ki Kaya’nın gerçekte ne gibi güçler barındırdığını bizler görememişiz.
-Güvenmeliyiz. Ne kadar riskli olduğunun farkında lakin ,Otezi’nin dönüşü neredeyse buna bağlı ve anlaşılan o ki Kaya’nın gerçekte ne gibi güçler barındırdığını bizler görememişiz.
Burla Hatun’un da gerçekte ne düşünüp
hissettiğini ne sesinden ne yüzünden ne de gözlerinden anlamak imkansızdı.
‘Çelik
gibi iradeleri var ben bu kadar sakin olanıyorum’. Diye geçti Gülce’nin
aklından.Burla Hatun’un sözleri düşüncesinden uzaklaştırdı.
- Bu tirşeyi sana vermemizi söyledi.takip edeceğin yol bundaymış. Her birini mutlak sırası ve zamanında yapman çok fazla önem taşımakta bunu aklından çıkartma. Oyalanmadan biz orada siz de burada yapacaklarımızı bitirelim.
- Bu tirşeyi sana vermemizi söyledi.takip edeceğin yol bundaymış. Her birini mutlak sırası ve zamanında yapman çok fazla önem taşımakta bunu aklından çıkartma. Oyalanmadan biz orada siz de burada yapacaklarımızı bitirelim.
Vedalaşmadan
ayrıldılar. Üçü de ayrı aynalardan geçip kayboldular. Gülce çatı katına dönünce
öğrendiklerini şöyle bir düşündü; ‘Kaya, sadece Otene’nin (Otezi)yapabildiği
şeyleri başarmış görünüyor. O henüz çocuk sayılacak bir yaşta olabilir, lakin
dahi olduğunu Otene defalarca beyan etmiştir. Ona sonuna kadar gözlerim kapalı
güveniyorum. İnancım o ki bu savaşı noktalayacak ve Otene’yi getirebilecek tek
kişidir. Şimdi; bakalım Kaya Sultan bizden ne istemiş.’
Heyecanla
merdivenleri inerken bir taraftanda Burla Hatun’un vermiş olduğu tirşeyi
okumaya başladı.
1.Çayı ısıt henüz kahvaltımızı yapmadık J
1.Çayı ısıt henüz kahvaltımızı yapmadık J
2.telefona cevap ver. araştırmamla
ilgili önemli bir misafir konuk edeceğimiz
Profesör’e yarın ilk uçakla geleceğimizi söyle.(fakat
ondan bir sonrakine yer ayırt bunu benden gizle !)
3.beni
‘Küçük Bengisu’ya girmeden durdur. ormanda beni bulduğun
yere gel ve sadece ‘Tomabay’ de. Bu beni durduracaktır.
4.bana
ben anlatmadan hiçbir şey sorma ve BİLDİKLERİNİ
BANA BELLİ
ETME
Henüz ben onları bilmiyorum. Bu planlarımızı bozacaktır.
Henüz ben onları bilmiyorum. Bu planlarımızı bozacaktır.
Ve
Gülce oraya gittiğimizde
çok dikkatli davran; yuvamıza ilkkez düşman
girecek!..
Arkasındaki çalılıklardan gelen hışırtı ümitten çok korku doldurmuştu yüreğine.
-‘Kim var orada?’ diye haykırdı.
9 Aralık 2014 Salı
-----------------------
OTEZİ’NİN DÖNÜŞÜ
KAYA’NIN KİTABI
1.BÖLÜM
Tebessümle
karşıladılar Gülce’yi. ‘Muştulu haberler getirmişe benziyorsun Gülce Kız. Lakin
biz ne olduğunu bilmekteyiz. Senin bilmediğin şeyleri de sen bizden
öğreneceksin’. Şaşkın ve soru dolu bakışlarına aldırmadan Gülce’yi omuzlarından
sıkıca kavradılar. Birden pek çok bilginin zihninde belirdiğini ve sorularının
cevap bulduğunu fark etti. Yüzündeki şaşkınlık rahatlamaya, öğrendikleri
arttıkça tedirginliğe dönüştü.
-Tomabay burada ha?
-Evet. Ve bu çok riskli bir durum. dedi Banuçiçek ve ekledi:
-Tomabay burada ha?
-Evet. Ve bu çok riskli bir durum. dedi Banuçiçek ve ekledi:
-Çok fazla şey var, dikkat edilmesi gereken.
Ancak Kaya’ya güvenmeliyiz. Endişeli idiyse de yüzünden okunmuyordu. Burla
Hatun da aynı fikirdeydi
-Güvenmeliyiz. Ne kadar riskli olduğunun farkında lakin ancak Otezi’nin dönüşü neredeyse buna bağlı ve anlaşılan o ki Kaya’nın gerçekte ne gibi güçler barındırdığını bizler görememişiz.
-Güvenmeliyiz. Ne kadar riskli olduğunun farkında lakin ancak Otezi’nin dönüşü neredeyse buna bağlı ve anlaşılan o ki Kaya’nın gerçekte ne gibi güçler barındırdığını bizler görememişiz.
Burla Hatun’un da gerçekte ne düşünüp
hissettiğini ne sesinden ne yüzünden ne de gözlerinden anlamak imkansızdı.
‘Çelik
gibi iradeleri var ben bu kadar sakin olanıyorum’. Diye geçti Gülce’nin
aklından.Burla Hatun’un sözleri düşüncesinden uzaklaştırdı.
- Bu tirşeyi sana vermemizi söyledi.takip edeceğin yol bundaymış. Her birini mutlak sırası ve zamanında yapman çok fazla önem taşımakta bunu aklından çıkartma. Oyalanmadan biz orada siz de burada yapacaklarınızı bitirin.
- Bu tirşeyi sana vermemizi söyledi.takip edeceğin yol bundaymış. Her birini mutlak sırası ve zamanında yapman çok fazla önem taşımakta bunu aklından çıkartma. Oyalanmadan biz orada siz de burada yapacaklarınızı bitirin.
Vedalaşmadan
ayrıldılar. Üçü de ayrı aynalardan geçip kayboldular. Gülce çatı katına dönünce
öğrendiklerini şöyle bir düşündü; ‘Kaya, sadece Otene’nin (Otezi)yapabildiği
şeyleri başarmış görünüyor. O henüz çocuk sayılacak bir yaşta olabilir, lakin
dahi olduğunu Otene defalarca beyan etmiştir. Ona sonuna kadar gözlerim kapalı
güveniyorum. İnancım o ki bu savaşı noktalayacak ve Otene’yi getirebilecek tek
kişidir. Şimdi; bakalım Kaya Sultan bizden ne istemiş.’
Heyecanla
merdivenleri inerken bir taraftanda Burla Hatun’un vermiş olduğu tirşeyi
okumaya başladı.
1.Çayı ısıt henüz kahvaltımızı yapmadık J
1.Çayı ısıt henüz kahvaltımızı yapmadık J
2.telefona
cevap ver. araştırmamla
ilgili önemli bir misafir konuk edeceğimiz
Profesör’e yarın ilk uçakla geleceğimizi söyle.(fakat ondan bir sonrakine yer
ayırt bunu benden gizle !)
3.beni ‘Küçük Bengisu’ya girmeden durdur.
ormanda beni bulduğun yere gel ve sadece ‘Tomabay’ de. Bu beni durduracaktır.
ormanda beni bulduğun yere gel ve sadece ‘Tomabay’ de. Bu beni durduracaktır.
4.bana ben anlatmadan hiçbir şey sorma ve BİLDİKLERİNİ BANA BELLİ ETME
Henüz ben onları bilmiyorum. Bu planlarımızı bozacaktır.
Henüz ben onları bilmiyorum. Bu planlarımızı bozacaktır.
Bu tirşenin tamamen yandığından emin ol. Biliyorsun ziyaretçilerimiz
olacak.
Ve Gülce oraya gittiğimizde çok dikkatli davran; yuvamıza
ilkkez düşman
girecek!..
Gülce,
ocağı açıp çaydanlığı ateşe koydu. O esnada telefon çalmaya başladı. Arayan gerçektende
profesör idi. Talimatlardaki gibi cevaplayıp, yarın ilk uçakla
gelebileceklerini ve Ulan Batur’da buluşabileceklerini söyledi. Daha sonra
havalimanını arayarak belirtilen saate yer ayırtırdı. Ardından tirşeyi yaktı ve
küllerini ufalayıp saksılardan birine gübre yaptı. Son sürat evden çıkıp ormana
daldı. Kaya orada yoktu. ‘İşte şimdi yandık.’ Diye geçirdi zihninden en olmadık
senaryolara davetiye çıkmıştı. Paniklemişti bir korku dalgası başından
ayaklarına doğru hücum etmekteydi, bağırmaya başladı, Kayaaa nerdesiiiin!
Arkasındaki çalılıklardan gelen hışırtı ümitten çok korku doldurmuştu yüreğine.
-‘Kim var orada?’ diye haykırdı.
Arkasındaki çalılıklardan gelen hışırtı ümitten çok korku doldurmuştu yüreğine.
-‘Kim var orada?’ diye haykırdı.
16 Ağustos 2014 Cumartesi
OTEZİ'NİN DÖNÜŞÜ
Qayanın KİTABI
1.BÖLÜM
KİÇİK Bengisu (4)
hər xatırlamaq üçün məcbur olduğu kimi. İşdə yenə başı dönür və boğuluyormuş kimi hiss edirdi. 'Bu sarı tüstüdən xilas olmalıyam Gülçin boğuluyorum. Mənə kömək et! "səsi qışqırıq kimi yüksəlirdi. Gülçin son bir hücum daha etdi. 'Canini qurtar o tüstüdən və bura etmək üçün gəldiyin şeyi et!' Kaya saatın qapağını tutmaqda olduğunu fərq etdi. 'Açılmayacaq' deyə keçdi içindən qolu yavaşca özünə doğru çəkdi. Saatın şüşə qapağı yavaşca açıldı. Və hər şey corab söküğü kimi ard-arda zehninə hücum edərkən sarı duman zehininin uçub getdi.
Bir çox duyğunu birdən yaşayırdı. Sevinc, hirs, qorxu, dinclik, nifrət ... Bütün xatırladıqları gerçək.
Bir çox duyğunu birdən yaşayırdı. Sevinc, hirs, qorxu, dinclik, nifrət ... Bütün xatırladıqları gerçək.
Gülçin, Gülçin, Gülçin ... Söylə baxaq Gülçin Qız səni əlimdən kim qurtaracaq.
Gülçin elə xoşbəxt ki, oracıqda can verməyə razı idi. Qayanın boynuna atlayıb sarıldı.Sonunda qovuşduq Kaya sultan, mən hər şeyə razıyam. Sən döndün ya bundan sonrası hər cəza bir mükafatdır 'Ece'nin ...
Bir qəribəlik vardı. Olmaması lazım olan bir şey, Kaya tepkisizdi və danışmırdı. Ən çox qorxulan reallaşmış ola bilər idimi? Qayanı sonsuza qədər itirmiş olabirmiydiler? Gülçin paniklemişti, Qayanı çiyinlərindən tutub sarsıtdı. Bildiyi bütün adlarıyla səsləndi ona. Ağlayırdı, bütün bədəni, bütün hissləri, donub qalmışdı sanki.Bütün ümidləri qollarının arasında itib getmişdi. Böyüklərə nə söyləyəcəkdi? Banuçiçek'e, Burla mərtəbə Un'a nə deyəcəkdi? Qayaya olan sevgisi elə böyük idi ki; duyduğu acı tərifi qeyri-mümkün idi. Kimə hesab verəcəyi önemsizdi. Bu ölüm mütləq bir yıkımdı. Başlamamış olan döyüşün mütləq məğlubiyyəti. On altı yaşından bu yana gözlədiyi Kuday xan ilə evlenebilmesini imkansızlaştıran andı. Bunlara və hər şeyə razı idi tək o yaşasaydı. Qayanı yavaşca yerə yatırtdı, özü də sol yanına uzandı. Başını sinəsinə söykədi və ağladı ağladı. Tamamilə ümidini itirmək üzrə idi ki, dam qatından gələn kilid açılma səsini eşitdi. Amma onu ümidləndirən, zəif ancaq ümidi odlayan səs Kaya'dan onun ən cəsur döyüşçüdən da cəsur və qorxusuz ürəyindən gələn səs idi. Qayanı olduğu yerə buraxdı. Nə qədər günahsız və dinc dayanmaqda üzü. Təlaşla pilləkəndə yönələrkən gözlərindəki yaşları sildi. Yuxarıya çıxmadan əvvəl son bir dəfə xanımına baxdı.'Kömək gəldi, əsaslanmalıdır.' dedi. O zaman əlindəki medalyonu gördü. Ürəyi və bədəni tük kimi yüngülləşmişdi. Artıq iki qatı çox ümid vardı. 'Medalyonun bulmuş..onu tapmış' deyə sayıklayarak dam qatının pillələrini iki üç çıxmışdı. Təlaşlı yüzlərlə sabırsızca gözləyirdilər Banuçiçek və Burla. Gülçin aynaya doğru irəlilədi və sanki bir qapıdan geçermişçesine keçib getdi ...
6 Ağustos 2014 Çarşamba
RETURN OF Otez
THE BOOK OF ROCK
1.BÖLÜM
SMALL BEng (4)
As always, when forced to remember. Once again, dizzy and felt like drowning. 'I have to get rid of this yellow smoke Gülce I'm drowning. Help me! ' As the sound of screams was rising. Rose moves than the last one did. 'Get rid of that smoke and do what you came here to do!' Rock in time to keep the lid was noticed. 'It will not open, "he said softly toward him and pulled the lever passed through. The hour glass cover gently parted. And everything unravels consecutive yellow smoke while attacking mind flew away from my mind.
lived so many emotions at once. Joy, anger, fear, peace, hatred ... all was the fact that they remember.
lived so many emotions at once. Joy, anger, fear, peace, hatred ... all was the fact that they remember.
Rose, the rose, the rose Rose Girl by ... Tell me who will save you from my hand.
Rose was so very happy when the spot was willing to give life. Skip hugged tightly to the neck of rock. We have finally received the sultan rock, I'm willing to everything. You're back is a reward or punishment after that each 'Ecem ...
There was a fad. One thing to be, the rock was unresponsive and did not speak. Was the most feared might have happened? Rock olabirm were lost forever? Rose had panicked, Rock shook him by the shoulder. All names known to him called. She was crying the whole body, all the senses, remained virtually frozen. All hopes have faded away in her arms. Would be great to say? To Banuçiçek, Burla Kat What would he say? His love was so great in the rock; His pain was unspeakable. To give an account that was insignificant. This death was an absolute destruction. The war has not started the absolute defeat. Since the age of sixteen she married Han Kuday be impossible to expect the moment. Only one of them was willing to, and everything was alive. Rock gently laid on the ground, lay down their left-side. Head rested on his chest and cried and cried. He was about to lose hope completely on the rooftop was heard from the opening of the locks. But her hopes, the weak, but hopes that ignited rock sound than his bravest warriors were brave and fearless voice comes from the heart. Rock left the place to be. What stood face so innocent and peaceful. Moves towards the stairs hastily wiped tears from his eyes. Top ladies looked one last time before leaving. 'Came to help, to be based.' he said. Then he saw the coin in his hand. His heart and his body was light like a feather. Now, more than two times there was hope. 'Bulmuş..o have found the locket, "he wander the steps of the roof had come in twos and threes. Faces were waiting impatiently Banuçiçek hectic and Burla. Rose proceeded to the mirror and it was passed through a gate to geçermişçe ...
19 Temmuz 2014 Cumartesi
OTEZİ’NİN DÖNÜŞÜ
KAYA’NIN KİTABI
1.BÖLÜM
KÜÇÜK
BENGİSU(4)
her hatırlamak için zorladığında olduğu gibi.
İşte yine başı dönüyor ve boğuluyormuş gibi hissediyordu. ‘Bu sarı dumandan
kurtulmalıyım Gülce boğuluyorum. Bana yardım et!’ sesi çığlık gibi
yükseliyordu. Gülce son bir hamle daha yaptı. ‘kurtul o dumandan ve buraya yapmak
için geldiğin şeyi yap!’ Kaya saatin kapağını tutmakta olduğunu fark etti. ‘Açılmayacak’
diye geçti içinden kolu usulca kendine doğru çekti. Saatin cam kapağı yavaşça
aralandı. Ve her şey çorap söküğü gibi ardı ardına zihnine hücum ederken sarı
duman zihniden uçup gitti.
Pek çok duyguyu birden yaşıyordu. Sevinç, öfke, korku, huzur, nefret… Tüm hatırladıkları gerçekti.
Pek çok duyguyu birden yaşıyordu. Sevinç, öfke, korku, huzur, nefret… Tüm hatırladıkları gerçekti.
Gülce
, Gülce, Gülce… Söyle bakalım Gülce Kız seni elimden kim kurtaracak.
Gülce öyle mutluydu ki, oracıkta can vermeye
razıydı. Kaya’nın boynuna atlayıp sımsıkı sarıldı. Sonunda kavuştuk Kaya
sultan, ben her şeye razıyım. Sen döndün ya bundan sonrası her ceza bir ödüldür
‘Ece’m…
Bir tuhaflık
vardı. Olmaması gereken bir şey, Kaya tepkisizdi ve konuşmuyordu. En çok
korkulan gerçekleşmiş olabilir miydi? Kaya’yı sonsuza dek kaybetmiş
olabirmiydiler? Gülce paniklemişti, Kaya’yı omuzlarından tutup sarstı. Bildiği
tüm isimleriyle seslendi ona. Ağlıyordu, tüm bedeni, bütün hisleri, donup
kalmıştı adeta. Tüm ümitleri kollarının arasında yitip gitmişti. Büyüklere ne
söyleyecekti? Banuçiçek’e, Burla Kat un’a ne diyecekti? Kaya’ya olan sevgisi
öyle büyüktü ki; duyduğu acı tarifi imkansızdı. Kime hesap vereceği önemsizdi. Bu
ölüm mutlak bir yıkımdı. Başlamamış olan savaşın mutlak mağlubiyeti. On altı
yaşından bu yana beklediği Kuday Han ile evlenebilmesini imkansızlaştıran andı.
Bunlara ve her şeye razıydı tek o yaşasaydı. Kaya’yı usulca yere yatırdı, kendi
de sol yanına uzandı. Başını göğsüne dayadı ve ağladı ağladı. Tamamen ümidini
yitirmek üzereydi ki, çatı katından gelen kilitlerin açılma sesini duydu. Ama onu
umutlandıran, zayıf ancak ümidi ateşleyen ses Kaya’dan onun en cesur savaşçıdan
da cesur ve korkusuz yüreğinden gelen sesti. Kaya’yı olduğu yere bıraktı. Ne
kadar masum ve huzurlu durmaktaydı yüzü. Telaşla merdivenlere yönelirken
gözlerindeki yaşları sildi. Yukarıya çıkmadan önce son bir kez hanımına baktı. ‘yardım
geldi, dayanmalısın.’ dedi. O zaman elindeki madalyonu gördü. Yüreği ve bedeni
tüy gibi hafiflemişti. Artık iki katı fazla umut vardı. ‘Madalyonu bulmuş..onu
bulmuş’ diye sayıklayarak çatı katının basamaklarını ikişer üçer çıkmıştı. Telaşlı
yüzlerle sabırsızca beklemekteydi Banuçiçek ve Burla. Gülce aynaya doğru ilerledi
ve sanki bir kapıdan geçermişçesine geçip gitti…
14 Temmuz 2014 Pazartesi
OTEZİ’NİN DÖNÜŞÜ
KAYA’NIN KİTABI
1.BÖLÜM
KÜÇÜK
BENGİSU(3)
Kaya
ok gibi fırlayıp soluğu saatin önünde aldı. Bir taraftan da heyecanla
konuşuyordu. ‘ saatte bana ait bir şey var.. olmalı.. öyle demişti.. ‘Beni bulmalısın
Kaya. Beni bulmalısın fakat,önce kendini bulmalısın kızım. Sen gerçekte kimsin?
Nereden geldin? Nereye gitmelisin? Aşağıda salondaki saatte sana ait bir şey
var onu al. Ona iyi sahip ol. Zamanı gelince açmayı başaracaksın. Sana evinin
yolunu o açacak. Her şeyi hatırlamalısın. Unuttuğun sandığın geçmişini yeniden
bulmalısın. Her şey buna bağlı Kaya. Her şey senin hatırlamana bağlı.’ Kaya
söylenmemesi gereken bir şey söylemiş gibi iki eliyle birden ağzını kapattı.
Gülce deli cesareti göstererek bir risk aldı pişman olunacak bir risk ama
pişman olmadı. ‘Kim? Kaya kim söyledi sana bunları?’ kaya bunalmaya başlamıştı.
O an gerçekten de hatırlamaktan korktuğunu fark etmişti. Geçmişinde bulacakları
onu gerçekten de çok korkutuyordu. Umutla ve heyecanla koştuğu saatten elini
titreyerek çekmekteydi. Gülce çabuk ve kararlı davrandı.
‘Kimdi o? Kim söyledi saate bakmanı? Yoksa
bunu damı unuttun? Cevap ver!’
Kaya köşeye
sıkışmıştı. İstemese bile zihni ve iradesi isteği dışında zorluyordu. Hatırlayamadığı
geçmişi onu kendini bulmaya zorluyor, mecbur bırakıyordu. Bu sorunun cevabını
biliyordu zaten
; korkutucu
tarafıysa, ismini hatırlıyor olmasıydı. Başı çatlayacakmış gibi ağrıyordu sanki
beyni infilak edcekmiş gibi zonklamaya başlamıştı. Gülce tekrar haykırarak
sordu: ‘Kim? Kim? Kim?..’ Kaya Gülcenin sonsuza dek mütemadiyen bu soruyu sorup
durağını düşündü, çaresiz cevabı haykırdı:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)